Çekirgenin Sonu

F.Bahçe çekirgenin 3. kez sıçramasına müsade etmedi.

Ne demişler? Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge…

Fenerbahçe futbol takımı lider girdiği son haftada önce Galatasaray’a sonra da Bursaspor’a şampiyonluğu kaybetmişti. Bu yılda şampiyonluk son maça kalmış ve F.Bahçe yine lider girmişti. Ancak korkulan olmadı ve sarı lacivertli ekip çekirgenin bir kez daha sıçramasına müsade etmedi.

Bu şampiyonlukla birlikte 18. kez mutlu sona ulaştı sarı lacivertliler ve ezeli rakipleri G.Saray’ın bir adım önüne geçmiş oldular. Diğer yıllarda şampiyon olamasalar bile sürekli ilk ikide kalmayı başardıklarını göz önüne alırsak yapılan işlerin doğru olduğunu kabul etmek ve F.Bahçe camiasını tebrik etmek gerekir.

Aklım bastığından beri ülkemizdeki spor müsabakalarını takip ediyorum. Bunların ağırlıklı bir kısmını futbol ve basketbol oluşturuyor. Ne zaman bir takım şampiyon olsa ikinci olan takım kendini ‘Şerefli İkinci’ ilan eder. Kendi başarısızlıklarını başka noktalara yansıtarak acılarını azaltmayı denerler.

Eğer bir takım şampiyonluğa ulaşıyorsa başarılıdır. Gereken herşeyi doğru yapmıştır. Bu cümleyi olabildiğince geniş alabilirsiniz.

Ligin ilk devresinde rakibi Trabzonspor’un 9 puan gerisinde yer alan bir ekip bu farkı kapatıp ikili averajda da öne geçiyorsa rakibin söyledikleri bir parça anlamını yitiriyor. Evet çeşitli hakem hataları oldu, bunu kabul etmemek saçma olur. Hatta son hafta Sivas kalecisinin yediği gollere bakınca kendinizi Türkiye Süper Ligi’ni değil ortaokullar arası bir turnuvayı seyrediyormuş gibi hissedebilirsiniz. Ve hatta ‘Sakatım’ diyerek Fenerbahçe ile oynanacak maçta sahaya çıkmayan Emenike’nin daha şampiyonluk coşkusu başlamadan F.Bahçe’ye transfer olmasının arkasında da her türlü manayı arayabilirsiniz.

Tekrar ediyorum, bir takım şampiyonluğa ulaşmışsa başarılıdır çünkü gereken tüm doğruları yapmıştır. Bizim ülkemizde ‘Ağlamayana meme yok.’ derler bilirsiniz. F.Bahçe’nin hakemlere olan serzenişinin ardından tüm hatalar onların lehine döndü, doğru. Ancak sevgili Trabzonlu kardeşlerim, siz de lobinizi iyi yapsaydınız. Türkiye’de bu işler biraz da böyle oluyor. O yıl MHK ile Federasyon ile kim daha iyi geçinir giderse onlar biraz daha şanslı oluyor. Daha önceki yıllarda da gördük. Ancak, tek etki hakemler değilki. Medya da var. Siz sadece mevzuyu Trabzon yerel medyası ile sınırlı tutarsanız oalcağı budur. Biraz da kendi göbeğinizi kendiniz keseceksiniz. İkili averaj da Fener’in gerisine düşmeseniz bugün şampiyonluk kutlaması yapanlar siz olacaktınız.

Bunlara rağmen çıkıp da tüm şampiyonluğu, alınan 82 puanı hakemlere bağlarsanız; şampiyon olan futbolculara, teknik heyete, o kulbüün yöneticilerine, her maçına gidip takımına destek veren seyircisine de haksızlık etmiş olursunuz.

Bir çok ortamda söylemiştim daha önce. Herkes G.Saray’ın son haftadaki şampiyonluğunu f.Bahçe’nin hediye ettiği şeklinde yorumluyor. Buna kızıyorum. Çünkü G.Saray 83 puan aldı, rekor kırarak şampiyon oldu.  En çok puanı toplayan, en az puanı kaybeden taım şampiyon oluyor. F.Bahçe son hafta Denizli’yi yenebilirdi. Belki daha önceki maçlardan birinde de puan kaybedebilirdi. Lig ülkemizde 34 hafta oynanıyor. Son hafta puan kaybetmek de var kazanmak da. Hatırlayın yine F.Bahçe son hafta Samsun deplasmanında 1-0 geriye düşüp maçı 3-1 kazanarak G.Saray’ın önünde şampiyon olmuştu.

Kısacası bir takım 82 puanı topluyorsa takdir etmek gerekir, ligi zirvede bitiriyorsa o ekibi tebrik etmek gerekir. Tebrikler F.Bahçe. Eğerki F.Bahçe bu yıl da şampiyonluğu kaptırsaydı bu sanılandan çok daha büyük bir travmaya neden olabilirdi. Özellikle Beşiktaş ve G.Saray’ın olmadığı bir yarışta önce Bursaspor’a sonra da Trabzonspor’a şampiyonluğu kaybetmek çok ciddi sıkıntılar yaratabilirdi. Ama çekirge sıçrayamadı. Ligin ikinci yarısında gösterdiği performansla sarı lacivertli ekip ipi göğüslemeyi başardı.

Şampiyonlar Ligi’ne direk katılacaklar. Umarım orada da başarılı olurlar. Gelelim Trabzonspor’a. Ellerindeki yerli yıldızları kadroda tutmayı başaramıyorlar, çünkü yükselişe geçen bu oyunculara İstanbul kulüpleri kancayı takıyor hemen. Trabzon’un işi önümüzdeki yıl çok zor. Geldikleri noktada bana göre en büyük pay Şenol Güneş Hoca’nın. Umarım Şenol Hoca gelecek yıl kuracağı kadro ile tekrar ligin zirvesini zorlar. Ancak bu kez işi daha zor çünkü Fatih Terim ve Ünal Aysal ile hareketlenen G.Saray ile transfer şampiyonu Beşiktaş da bu yıl işin içine gireceklerdir.

Trabzonspor’u Şampiyonlar Ligi’nde zorlu rakipler bekliyor. Hem sezonu erken açacaklar hem de özellikle play off turunda çok ciddi rakiplerden biriyle eşleşecekler. Geride bıraktığımız yılı talihsiz Liverpool eşleşmesi ile Avrupa’da üzüntülü kapatmışlardı. Umarım bu yıl çok daha şanslı bir kura çekerek Şampiyonlar Ligi heyecanını Trabzon şehrine taşımayı başarırlar.

Geçen yılın şampiyonu Bursaspor ise ikinci devre girdiği krizi başarıyla atlatamayınca ligi 3. sırada bitirdi ki bence bu bile çok ciddi bir başarı. Ülkemizde 2 yıl üstüste şampiyon olmanın çok zor bir iş olduğunu hepimiz biliyoruz. Üçüncülük Bursa kentine başarısız geçen Şampiyonlar Ligi macerası sonrası şimdi de bir UEFA Avrupa Ligi heyecanı getirecek. Geçen yıl kazanılan tecrübe ile Bursaspor’un burada ülkemize süpriz sevinçler yaşatabileceğine inanıyorum.

Ziraat Türkiye Kupası finalinde penaltılarla İstanbul BŞB’sini geçen Beşiktaş da Avrupa’da ülkemizi temsil edecek. Bu yıl şampiyon olan Porto’dan deplasmanda alınan puan azımsanacak bir başarı değil. Çünkü Porto’nun iç sahada kazanamadığı tek maç Beşiktaş maçıydı yanlış hatırlamıyorsam. Hedefleri koyarken sağlam adımlarla ilerlersek Beşiktaş açısından da Avrupa’da keyifli bir sezon geçirebiliriz. Çünkü yapılan transferler, bahsi geçen isimler bu başarılara gidebilecek isimler.

Tüm takımlarımıza yeni sezonda başarılar dileyelim ve bir kez daha şampiyon olan sarı lacivertli ekibi tebrik edelim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>