Fenerbahçe’de Doping Şoku

Biliyorsunuz Fenerbahçe Kadın basketbol takımının Amerikalı oyuncusu Taurasi’nin B numunesi de pozitif çıktı. “meldonafil” isimli yasaklı maddeyi kullandığı kesinleşti. Tahminlere göre 2 yıl ceza alacak. Oyuncunun ve kulübünün tahkime gitme hakkı var. Eğer ilacı kasıtlı olarak kullanmadığına ikna edebilirse o zaman cezası 1 yıla inecek.

Son yıllarda WADA doping olayını önleyebilmek, sporcuların birbirleriyle  daha adil bir şekilde yarışmalarını sağlayabilmek için hassasiyetle çalışıyor. Ülke spor federasyonları da bu konuda ellerinden geleni yapıyor.

Bizim ülkemizde doping ara sıra gündeme gelen bir konu. Daha önceleri haltercilerde gördüğümüz performans artırıcı kimyasalların kullanımı zamanla atletizm ardından da futbol ve basketbola da ulaşmış durumda.

Geçen yıl Efes Pilsen takım kaptanı Kerem Gönlüm yasaklı madde kullandığı tespit edilmiş ve bir yıl süre ile müsabakalardan men edilmişti. Dünya Şampiyonası hazırlık döneminde de bu sebeple forma giyememişti. Ardından yine aynı kulüpte forma giyen ve Avrupa’nın en önemli sporcularından olan Mario Kasun’da da aynı maddeye rastlandı. Ancak rastlanılan madde müsade edilen limitler dahilindeydi ve herhangi bir suç teşkil etmiyordu. Dolayısıyla da herhangi bir cezaya gerek görülmemişti.

Ancak Efes’in şampiyonluktaki en büyük rakibi pozisyonundaki F.Bahçe Ülker takımı yöneticileri ve taraftarları bu konunun üzerine inanılmaz bir şekilde gitmiş ve bu olayın organize bir suç olduğunu iddia etmişlerdi. Teorik olarak herhangi bir suç unsuru içermeyen ve gizli kalması gereken bir datanın nasıl F.Bahçe Ülker kulübüne ve medyaya servis edildiği ayrı bir konudur.

Kerem Gönlüm masumiyeti ispat edemediği için 1 yıllık cezasını çekti. Yıl sonunda da Efes’i geçen F.Bahçe Ülker takımı şampiyon oldu. Ve doping konusuyla ilgili onlarca demeç verdi yöneticileri.

Daha önce de futbolda G.Saray kulübünün eski sporcularından Hasan Şaş gribal enfeksiyon sonrası “Aferin” isimli ilacı kullandığı ve bunu gerekli emrcilere iletmediği için doping yapmış sayıldı ve 6 ay sahalardan uzak kaldı. O dönemde de F.Bahçe medyası bu konuyu ağızlarına sakız yapmıştı.

Şimdi işler tersine döndü. Rakiplerine her fırsatta vuran Fener medyası Taurasi’nin dopingli çıkmasını takiben önce sus pus oldu. Olay internet sitelerinde cidi yer buldu ve basketbol camiasında büyük yankı uyandırdı. F.Bahçe kulübütemkinli yaklaşıp B numunesinin açılmasını bekledi.

Dün bir arkadaşıma çok basit bir şekilde bugünlerde Fener medyasında testi yapan Hacette Üniversitesi’nin ilgili bölümüyle ilgili soru işaretleri çıkan haberler yapıalcağını anlattım. Çünkü haftasonu Beşiktaş ile karşılaşan ve 2 yabnacı oyuncusundan numune alınmasını oalbildiğince engellemeye çalışan F.Bahçeli yöneticilerin bir şeylerin peşinde olduğunu tahmin ediyordum.

Bugün numune verirken olay çıkaran, salya sümük ağlayan bir Amerikalı oyuncunun ağzından gazetelerde demeçler yer alıyor.

Arkadaşı olan Taurasi’nin haksızlığa uradığını, dopin yapmadıı, bir komploya kurban gittiği ve testi yapan kuruma güveni olmadığını anlatıyor. Tam da beklediğim gibi. Oyuncunun belki de bilgisi dahi olmadan servis edilmiş, Hacettepe Üniversitesinin güvenilirliğini sorgulayan ve bu konuda kamuoyu yaratmayı amaçlayan bir açıklama.

Evet daha önce Hacettepe Üniversitesi’ndeki doping kontrol merkezinin WADA akreditesi iptal edilmiş. Ardından gerekli şartlar sağlanınca tekrar onaylanmış. Bu gizli bir bilgi değil. Şu an sağlık sektöründe görev yaptığım için benzer örnekleri her yıl onlarca defa görüp yaşamaktayız zaten. Bir takım kuralar değiştirildiğinde, standartlar arttırıldığında otomatik olarak kurumlar geri kalmış olur ve akreditasyonunu kaybeder. Gerekli güncellemeleri ve gelişmeleri tamamlayıp tekrar başvurulur ve yapılan incelemenin sonunda akreditasyon tekrar verilir yada reddedilir. Hacettepe Üniversitesi doping kontrol merkezi de bu aşamalardan geçip tekrar akreditasyonunu almıştır.

Ve ülkemizde yapılan Dünya Basketbol Şampiyonası’nda da bu konuda büyük bir başarıyla görev yapmıştır. Evet doğru okudunuz. Bu yaz Türkiye’de yapılan ve final oynadığımız organizasyonda her maç sonunda kura ile takımlardan ikişer oyuncu belirlenip numuneler alınmış ve Hacettepe Üniversitesi Doping Kontrol Merkezi’ne gönderilmiştir. Tüm kontroller de orada yapılmıştır. Bunun sözleşmesi de basketbol federasyonunda mutlaka bulunmaktadır.

Şimdi Pazar günkü maçın sonuna dönelim. F.Bahçe yöneticileri önce oyuncualrının numune vermesine engel oldu. Uzun uğraşlar sonunda numune verilmesine razı oldular. Ancak bir şartla. Alınan numuneler Hacettepe’de değil Köln Üniversitesi’nde kontrol edilecek ve testlerden geçirilecek dediler. Talimatlarda böyle bir açıktan bahsediliyor. Bu arada hatırlatayım numune verilmemesi testin pozitif çıkmasıyla eşdeğer. Hatırlayınız altın madalyalı atletimiz Süreyya Ayhan baskına gelen WADA yetkililerini kandırmaya çalışmış ve bir şekilde numune vermemişti. Sonuçta da aletizm kariyeri zirvedeyken yerle düşmüş oldu.

Şimdi F.Bahçe’de gözle görülen bir panik durumu hakim. Muhtemelen yabancı sporcuların doping olduğunu bilmedikleri ve performans artırıcı olarak kullandıkları ortak bir ürün söz konusu. Yani geçen sene Efes Pilsen’de yaşananların bir paraleli bu sene Fener’de yaşanıyor. Bu sebeple de yöneticiler olayları olabildiğince yokuşa sürüklüyor. Yoksa geçen sene Efes’e dopinçi demelerine sebep olan test sonuçları güvenilirdi de şimdi kendi sporcularına aynı tespiti yapınca mı güvensiz oldu Hacette Üniversitesi?

Unutmayalım ki herkes suçu ispat edilene kadar suçsuzdur. F.Bahçe belki de hiç bir sorun yaşamayacağı bir konu ile ilgili bu şekilde davranarak kendi camiasını töhmet altında bırakmış oldu.

Bakalım numuneler Köln’e mi gönderilecek, Hacettepe’ye mi?

Ve bakalım bu seferki oyuncuların testleri de korkulduğu gibi pozitif mi çıkacak?

Daha da önemlisi suçlu olduğu kesinleşen Taurasi nasıl bir ceza alacak?

Ne demişler gülme komşuna, döner gelir başına!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>