Galatasaray Nereye Gidiyor?
Aslantepe’ye gittiğini falan düşünmeyin resme bakıp. Galatasaray zaten dipte daha nereye gidecekte demeyin. Gözlerinizi karanlığa dikin, dikkatle bakın bakalım Derin Galatasaray‘ı görebilecek misiniz?
Şimdi bir bakalım takıma. Bir santfor, bir santfor arkası ya da oyun kurucu, bir ön libero, bir stoper ve bir kaleci ihtiyacı olduğu çok açık. Bu haftalar öncesinden zaten belliydi. Buna rağmen G.Saray yetkilileri gerekli transferleri bir türlü yapamadılar. Son yıllarda Adnan Polat geldiğinden beri tüm kritik yabancı transferleri gecikerek yapıldı biliyorsunuz. Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Steaua Bükreş’e elendikten sonra Milan Baros, adını bilemediğimiz bir takıma elendikten sonra Misimoviç’i transfer etmişlerdi. UEFA’da finale giderken de eldeki tek stoper Meira’yı satmışlardı, geçen sezon takımda en çok gol atan ve tek santfor pozisyonundaki Nonda’yı sattıkları gibi.
Şu an sahaya çıkan kadroya bakıyorsunuz ve G.Saray takımının futbol adına hiç bir şey yapamayacağını maç başlamadan anlıyorsunuz. Transferler yapılıyor ama sahaya sürülmüyorlar.Keita, Elano, Misimoviç gibi kalburüstü hatta dünya yıldızı sayılabilecek oyuncular gönderiliyor, bir takım medyanın Şahin K.’dan sonraki göz bebeği olan Kazım çıkıyor Galatasaray formasıyla sahaya.
Kısaca neden Rijkaard’ın yerine Hagi geldi onu da hatırlayalım. Kovmadan bir hafta önce 2 yıllık yeni sözleşme önereceğiz diyen Adnan Polat Rijkaard’ı gönderince mecburen Fatih Terim’in kapısını çaldı. Ama bu yönetimle, A.Sezgin’le, bu kadroyla hiç bir yere gidilemeyeceğini gören Fatih Terim görevi kabul etmedi, nazikçe reddetti. A.Polat taraftarın tepkisini daha fazla çekmeyecek bir isime ihtiyaç duyuyordu. Taraftarın sevgilisi Hagi göreve getirildi. Rijkaard’ın felsefesi, sistemi ile Hagi’nin yapmaya çalıştıkları arasında dağlar kadar fark vardı. Onu göreve getirenlerin felsefesi olmadığı gibi şu anki ortamda görüyoruz ki Hagi’nin de vizyonu yok. Aldığı 3 yabancı oyuncuyu da Romanya’dan getirdi Hagi. Futbolculuk kariyeriyle defalarca antrenörlük şansı bulan ama bu şansların her birinde başarısız oldu. Çok net görülüyor ki büyük futbolcu olmak büyük antrenör olmayı beraberinde getirmiyor.
Ne sahanın içinde disiplin var ne dışında. Futbolculara yasak getiriliyor. Arda sallamıyor açılışlara gidiyor. Ama nedense bir türlü iyileşip futbol oynayamıyor.
Taraftarın desteğiyle yönetime gelen ve başarısızlıklar imparatoru ünvanına hak kazanan Adnan Polat Ali Sami Yen’in kapanışında ayrı ıslıklanıyor. TT Arena’nın açılışında ayrı ıslıklanıyor. Buna gocunan Adnan Polat MR.TOKİ ve Başbakan’ı ıslıklayanları polise şikayet ediyor, tehditler savuruyor. Allah’tan hala bu ülkede aklı başında savcılar var da, ortada bir suç unsuru olmadığını tespit edip takipsizlik kararı verip dosyayı kapatıyorlar.
Sahada Sabri, Servet, Ayhan, Aydın, Hakan Balta, Mustafa Sarp; kenarda teknik direktörlüğü futbolculuğunun tam zıttı olan Hagi; başlarında Fenerbahçe’den teşvik primi aldığı iddiaları asla yalanlanmayan Adnan Sezgin, bütün camianın karşı gelmesine rağmen Adnan Sezgin’e sarılan ve her türlü olumsuz eleştiriye rağmen bırakmayan ‘Başarısızlıklar İmparatoru’ Adnan Polat ile Türkiye’nin en önemli spor kulüplerinden biri olan Galatasaray her geçen gün çöküyor. Ve ayağa kalkacak gibi de görünmüyor. Çünkü kalkmasına engel olanlar bir türlü durmuyor.
Ortada aklı başında herkes tarafından kabul edilebilecek bir başarısızlık durumu var. Ama ne Adnan Sezgin ne de onun koruması Adnan Polat çıkıp sorumluluğu üstüne alıp bu işi bırakmıyor. Hagi hala basın toplantılarında kendisi hariç herkesin yanlış yaptığını anlatıyor. Ama hiç kendi sahaya sürdüğü takımın gol pozisyonuna bile giremeden sürekli maç kaybettiğininin nedenini anlatmıyor.
Malesef Galatasaray’ın eski başkanları da çıkıp mevcut yönetime destek mesajları veriyor. Deniyorki Adnan Polat devletten enerji ihaleleri alıyor, yürüyen onlarca işi var. Peki eski başkanlar neyin hesabını yapıyor. Çok mu memnunlar takımın bu tarihi başarısızlık durumundan. Burdan anlıyoruz ki Galatasaray kimsenin umrunda değil. Ortada çok ciddi bir Derin Galatasaray durumu hakim. Onlar da hep beraber daha derine, daha karanlığa gitmek için elele çalışıyorlar.
Olan sadece taraftara, hiç bir çıkarı olmaksızın bu renklere gönül verenlere oluyor.
Sözün Özü: Galatasaray’ın bu yılı zaten çoktan gitmişti. Şimdi Hagi’nin yaptırdığı ama forma vermediği transferleri de düşününce gelecek seneyi de kaybetmiş olduğunu görüyoruz. Hagi geldiğinden beri Galatasaray’ın gol pozisyonu yok. Adnan Polat geldiğinden beri Galatasaraylının yüzünün güldüğü bir an bile yok. Bu sezon bitsin, ligler tatile girsin demekten başka bir şey gelmiyor insanın içinden. Birşeylerin yapılması için illa Mısır’daki gibi isyanlar çıkması mı gerekiyor?