Gri Alan

Bilerek kırmızı kart gören Necip tartışmaların başlangıcı oldu

Geçtiğimiz hafta Necip’in ikinci sarı kartı görererek uyarının ve cezanın boyutuna kırmıza karta çevirmesi, böylelikle de tahmini bir maçlık cezasını kupadaki G.Antep
Belediyespor’a karşı çekip Trabzonspor karşısında sahadaki yerini alma çabası spor medyasında ciddi derecede yer bulmuştu. Çoğunluk olayı etik dışı bulmuş, küçük bir azınlık da kuralların uygulandığını savunmuştu.

Ardından dün akşam önce Santos sonra da Lugano sudan sebeplerle sarı kart görerek kendilerini cezalı duruma düşürdüler. Israrla ceza almak istemelerinin sebebi görece kolay maç olan Konyaspor maçında oynamamak. böylece bu hafta cezalarını çekip ertesi hafta Galatasaray deplasmanında sahadaki yerlerini alabilecekler.

Necip de aynı mantıkla Trabzonspor maçında oynayabilmek için böyle bir yolu tercih etmişti. Hatta belki de bu yola zorlanmıştı diyebiliriz. Çünkü Schuster Necip’i kenara çağırmış ve tüm türkiye’nin gözü önünde konuşmuşlar, Necip de sahaya döner dönmez ikinci sarı karttan kırmızıyua dönmüştü maçın son anlarında.

Kurallar basit. Kırmızı kart gören oyuncu bir sonraki maç oynayamıyor. İster kupa maçı olsun ister lig maçı olsun farketmiyor. Kırmızı kart gören ertesi maç cezasını çekmeye başlıyor. Ancak ligde 4 sarı kartı tamamlayan oyuncu farklı değerlendiliriyor. Çünkü sarı kartlar lig maçları ve kupa maçları ayrı ayrı değerlendiriliyor. Ligde 4 sarıdan ceza alan oyuncu cezasını yine ligde çekiyor.

UEFA Mourinho ve Real Madrid'e ceza yağdırmıştı

Daha önce benzer bir olay İspanya’da yaşandı yakın zamanda. Geçtiğimiz Kasım’da Mourinho hem Ramos’un hem de Xabi Alonso’nun ikinci sarı kartlarını görüp bir üst tur maçında oynamalarını sağlamıştı. Bunun üzerine UEFA ceza yağdırmıştı. Mourinho 1 maç men ve 40.000 €, Ramos ve Xabi Alonso toplam 40.000 €, mesajı ileten Dudek 5.000 €, Casillas 10.000 € ve Real Madrid kulübü de bundan dolatyı 120.000 € para cezasına çarptırılmıştı.

Bizde de geçen hafta böyle bir öneri gündeme gelmiş ancak ne Necip ne de Schuster disiplin kurluna sevk edilmemişlerdi. Necip de cezasını hafta içi çekip hayatına devam etmişti.

Maçın sonlarında skor garanti altına alındıktan sonra apaçık ceza çekeceği maçı seçerek hareket etmek çirkin bir şey. Ama kurllar buna müsade ettiği için çok da fazla yorum yapmaya gerek yok. Zaten bildiğiniz üzere Türkiye’de herkes namus timsalidir, etiklikte hepsi liderdir. Kimse birbirini kandırmasın bu pozisyon hangi kulübe denk gelirse gelsin emin olun Trabzonspor’u da Galatasaray’ı da Bursaspor’u da aynısını yapardı ve hatta yapmıştır da.

Lugano ve Santos haftayı numaradan kırmızıyla kapattı

Önemli olan bunun baştan önüne geçebilmenin bir yolunu bulmak. Örneğin 4 maç sarı yerine bu sayı 2 maça düşürülebilir. Böylelikle oyuncular basit sertlikten de kaçınmak durumunda kalırlar. Sürekli sert fauller üzerine defans stratejisini kuran takımlar da bundan vazgeçmek zorunda kalırlar. Türkiye’de oynanan pozitif futbola bu anlamda katkıda da bulunulmuş olur.

Ayrıca verilen para cezaları da artırılırsa kolay kolay kimse bu yola başvurmayı tercih etmeyecektir. Belki de en önemlisi Tahkim Kurulu, Disiplin Kurulu’nun verdiği cezaları sürekli indirmemeli. Bizde malesef böyle bir alışkanlık var. Disiplin Kurulu ceza veriyor, kulüp itiraz ediyor ve Tahkim ertesi hafta cezayı azaltıyor. Bu döngü kırılmalı. Suçlar ve cezalar önceden net bir şekilde belirlenmeli ve mutlak suretle uygulanmalı. Aksi taktirde biz Türkler malesef gri alanları tespit edip onları esnetmeyi ve siyahla beyaz alanların tamamen yerini almalarını sağlamayı çok iyi beceriyoruz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>