İlk maç F.Bahçe Ülker’in
26 yıl sonra iki ezeli rakibi karşı karşıya getiren seride ev sahibi F.Bahçe Ülker gülen taraf oldu: 81-59. Maçın başında Oğuz Savaş’ın üst üste 3 faul yapıp kenara gelmesinin şokunu Ukiç’in uzun mesafeli iki üçlüğü ve Ömer Onan’ın basket faul sonucu ürettiği 4 sayı ile atlatan F.bahçe Ülker maç boyu kontrolü elinde tutmayı başardı.
Oyunun başında kendisine avantaj edecek farkı yakalayan sarı lacivertliler maç boyu bu farkı küçük adımalrla açarak ilk maçı farklı kazanmayı başardı. F.Bahçe Ülker cephesinde uzunların aldığı fauller endeniyle uzunca bir süre sahada kalma şansı bulan May’in süriz katkısı şaşırtıcıydı. Koç Spejhia sahaya sürdüğü oyunculardan neredeyse tam performans alırken diğer tarafta Oktay Mahmuti hiç bir oyuncusundan beklediği katkıyı alamadı.
Maç içerisinde Kaya’nın ortadaki toplara atlaması ve bunu 3 kez üst üste yapması takımın bu maçta galibiyeti ne kadar istediği ve maça nasıl hazırlandıklarının en önemli göstergesiydi.
F.Bahçe Ülkerli oyuncular maçın başından itibaren sert savunma yaparak G.Saray CC’lı oyunculara ‘Size bugün kolay basket yok’ mesajı verdiler. Buna rağmen hücumda bir çok kez kolay basket şansı bulan G.Saray CC özellikle Ermal, Jerry ve Shipp ile bu fırsatlardan yararlanamadı. Oktay Hoca’nın rakibin uzunlarının faul problemine girmesini takiben içerden oynama ısrarı taktik açıdan doğruydu ancak Ermal’in çok kötü bir gününde olması G.Saray CC açısından planların suya düşmesi neden oldu.
Ukiç, Ömer Onan ile isabetli dış atışlar bulan F.Bahçe Ülker içerden de May’in süpriz basketleriyle oyunu adım adım kopardı. Burada bir diğer etken de her hücumda kaçan topları sürekli F.Bahçe Ülkerli oyuncuların toplamasıydı. Her hücumu 2 bazen de 3 kez yaptılar ve sayıyı bulmadan da geri dönmediler.
G.Saray CC’ın bu noktaya kadar gelmesinde en büyük pay takım savunması ve hücumda ilk beş oyuncuları etkisiz olduğunda benchten yüksek miktarda katkı almasıydı. Ancak bugün beklendiği gibi olmadı çünkü karşı da çok ciddi bir rakip var.
Play-offları 2-0 ve 2-0 ile geçen ve rakibine göre bu maça daha çok dinlenerek hazırlanan F.Bahçe Ülker seyirci ve iç saha avantajını kullanarak galibiyete çok kolay bir şekilde ulaştı. Serinin ikinci maçı Pazartesi günü 20.00′de yine aynı salonda olacak.
Bu kez biraz daha çekişmeli bir maç oynanacağını tahmin ediyorum. İyi bir EuroLeague takımı olan F.Bahçe Ülker tecrübesi ve kadro kalitesi ile serinin favorisi. Ancak Oktay Mahmuti’li G.Saray CC da gelecek yıl EuroLeague’de mücadele etmek istiyorsa bu seride kolayca pes etmeyecektir.
İlk maçta sarı lacivertli taraftarlar salonu doldurarak takımlara destek verdiler. FB-GS derbisi Çin’de bile oynansa eminimki dolu tribünlere oynayacaktır. Basketbolda bu iki ekibin final oynuyor olmaları çok güzel bir gelişme. Ancak hala tribünlerde küfürden vazgeçmiyoruz. Maçı farklı önde götürmesine ve oyunda hiç bir anda tansiyonun yükselmemesine rağmen taraftarlar rakiplerine küfürlü tezahüratlarda bulunmaktan vazgeçmiyorlar. Bu sadece Fenerbahçe taraftarı için böyle değil. Eminimki Abdi İpekçi’de oynanacak olan maçlarda da sarı kırmızılı taraftarlar küfürlü tezahüratlar için kendilerine uygun bir bahane bulacaklardır.
Son olarak değinmek istediğim konu da F.Bahçeli basketbolcuların ve teknik heyetin hakemlerin her kararına ısrarla tepki vermesi. Maçın başından sonuna kadar her düdüğe tepki gösterip el kol hareketi yaptılar. Özellikle Kaya’nın tepkileri tribünleri galeyana getirecek düzeyde. Maçların TV’den yayınlandığını unutuyor galiba bazen oyuncular. Tekrar gösterimlerde tepkilerinin ne kadar haksız olduğunu defalarca görme şansı yakaladık bu akşam. Üstelik bu tepkileri tüm maç önde götürdükleri ve rahat bir galibiyet aldıkları maçta yapıyorlar. Oyun kafa kafaya gitse acaba neler izlerdik çok merak ediyorum. Malesef hala hakemlerle uğraşıyoruz. Çünkü takımlar kaybedince yöneticiler direk olarak hakemleri suçluyor. Taraftarlar hakemlere küfrediyor. Burdan feyz alan sporcularda her karara itiraz ediyor.
Madem hakemlere değindik, final serisine yakışır bir yönetim gösteren hakemlere de kısaca değinelim. Son derece tutarlı ve doğru düdükler çalındı bu akşam. Gerçek anlamda kaybeden tarafında kazanan tarafından hakemler hakkında konuşacakları bir şey yoktu. Bu tarz yönetimler sürdükçe eminimki oyuncular, taraftarlar ve yöneticiler kaybedince yüklenecek gerçek sorumluları görmek zorunda kalacaklar.

