Şike’de İlk Onbir
Herkes ’3 büyüklerden biri ya da bir kaçı küme düşerse Digiturk ne yapar?’ diye soruyor. ’3 büyüklerden biri ya da bir kaçı düşerse Türk futbolu mahvolur’ diyorlar. Arkadaşlar kendinize gelin. 4 büyüğün dördü beraber düşse bile ne Türkiye’ye ne de Türk futboluna bir şey olur. Bize göre fersah fersah ileride olan Fransa Marsilya’yı düşürüp şampiyonluğunu aldı, ligini yayınlamak için TV kanallarının birbirine girdiği İtalya’da Juventus küme düşürüldü, Milan, Fiorentina gibi takımlar eksi puanla başladı. Ne Fransa futbolu, ne İtalya futbolu geriye gitmedi. Hala dimdik ayaktalar. Hiç bir kulüp de bu kararlardan dolayı kepenk kapatmadı. Kendinize gelin.
Eğer şike ve teşvik primi olduğuna dair kanıtlar varsa bu Türkiye için bir milat olabilir. Gereken cezalar kanunlarda, kurallarda yer aldığı gibi uygulanmalı, kimseye hiç bir anlamda iltimas geçilmemelidir. Bu fırsat her zaman insanın önüne çıkmaz. Türk futbolu kanıtlar ışığında temizlenmeli ve yeni sezon itibari ile de yoluna tertemiz devam etmelidir.
Digiturk eğer bu durumdan kendine pay piçip ödeyeceği parayı azaltmaya çalışırsa -ki kanunen böyle bir hakkı yok- şöyle bir yol izlenebilir: Süper Lig ve Bank Asya ligi ihaleleri baştan yapılır. Digiturk ve yayın hakkını almak isteyen başka kuruluşlar da ihaleye girer ve fiyat verir. Şimdiye kadar ücretsiz yayın yapan devlet televizyonu dışında kimsenin dikkate almadığı Bank Asya 1. Ligi de dikkate alınır böylece.
Tüm sezon boyunca taraflı yayınlarıyla tüm sporseverleri defalarca çileden çıkaran Lig TV de belki hatalarından ders alır. 3 Temmuz’dan bu yana ülke şike soruşturması ile yatıp kalkarken bile hiç böyle olaylar yaşanmamış, ülkemizde asla şike yapılmazmış gibi yayın yapan, herşeyi görmezden gelmeyi tercih eden Lig TV’nin de bir parça bu işlerde suçu vardır bana göre.
Suçluyu ortaya çıkarıp diğerleri için bir emsal teşkil etmesi, böylece futboumuzda, sporumuzda bir daha böyle şeyler yapılmasına engel olma adına bir şeyler yapabilecekken tam aksi yönde davranıp utanmasalar ‘Karışmayın 3 büyüklere. Onlar olmadan Lig TV olmaz, Lig TV olmazsa da küçük kulüpler ve büyük transferler olmaz. Futbolsever seyredecek bir şey bulamaz. Bu yüzden 3 büyükler ne yaparsa yapsınlar onlara küme düşürme cezası asla uygulanmamalı’ deme pozisyonunda olan Digiturk yetkilileri ve bu anlamda en büyük fikirdaşları İlhan Cavcav’dan da belki ortalığı temizlemek gerekiyor.
Cezalar neyi gerektiriyorsa mutlaka uygulanmalı. Aksi taktirde bu yıl bu ülkede futbol oynanmaz. Üstelik siz dostluk maçında hiç bir hakları olmadığı halde sahaya inip maçın oynanmasını engelleyen yüzlerce kişi için sadece ve sadece 2 maç seyircisiz maç oynama cezası veriyorsanız açık seçik her türlü kuralsızlığı belli renkler çerçevesinde destekliyorsunuz demektir. Gerekenc ezaları uygulamazsanız herkes bilecek ki ‘Şike Türkiye’de TFF sayesinde tamamen serbest. Yakalansan bile bir şekilde entrikalarla seni temize çıkarıyorlar. Bundan sonra önüne gelen şike yapabilir. Bakalım bundan sonra kim daha iyi ve derinden şike yapacak ve böylece tarihin en ‘Helal(!)’ şampiyonluğuna ulaşacak.
3 Temmuz’dan bugüne kadar geçen süre içerisinde anladıklarımdan bir ilk onbir çıkardım:
1. Kesinlikle bu ülkede milli maçlar, Avrupa Kupası maçları dahil her fırsatta her takım şike ya da teşvik primi yolunu deniyor.
2. Bunu denemekte de hiç bir yanlış taraf görmüyor.
3. Yakalansa ve sağlam delillerle şike ile suçlansa bile insanlar at gözlükleriyle onları desteklemeye devam ediyor.
4. Ülkemizde şike yapmak yüz kızartıcı bir suç değil, aksine camialar için bir gurur kaynağı. Siz de bir gün uslu ve akıllı şikeciler olursanız sizin de belki ülkede heykeliniz dikilebilir.
5. Şikeyle suçlananlar bunun utanç ve sıkıntısını yaşamak yerine, siz de şikecisiniz, siz de şunu şunu yaptınız diyerek etrafa bir şeyler sıçratmaya çalışıyor.
6. Biz temiziz, bizi şikecilerle karıştırmayın diyen geçmişini bilmiyor, yeterince tanımıyor demektir.
7. Bu ülke de TFF ve Başkanı en güvenilmeyecek kurumlar. Ne deseler bir süre sonra tam tersini yapıyorlar.
8. Şike yaptınız diye başkanınız ve diğer yöneticileriniz hapse atılırsa sahaya girme hakkınız var, isterseniz sahada hatıra fotoğrafı çektirirsiniz, isterseniz kale direğine tırmanır orada dans edersiniz ve maçın oynanmasına engel olursunuz. Bunun için TFF size ceza vermeyi aklından bile geçirmez. Dilleri sürçer 2 maç sahanızı kapatırlar. Meraklanmayın Tahkim’e başvurursunuz onlar cezanızı düşürürler. Hatta maçınızı İzmir’e falan alırlar ki daha çok tribün geliri elde edebilesiniz.
9. En tecrübeli sandığınız kırmızı siyahlı Başkan belki de sıcakların etkisiyle sonuna kadar şikeyi ve şikecileri savunabilir çünkü aksi taktirde gelir kaybı yaşayacaktır. Onun için temiz futbol, fair play vs bir şey ifade etmemek de kendisi parasını aldığı müddetçe 3 büyükler istediğini yapabilecektir.
10. Türkiye’de neredeyse hiç kimse üzerindeki formayı çıkarmadan dürüstçe düşünememektedir. Düşünebilenler de şike vs işlerine girmeyip konuyu görmezden gelip, bu iş politik, arkasında acaba neler var diye kurtarma yazılısı peşindeler. Türk sporu, adalet, Türk futbolu hiç ama hiç kimsenin umurunda değil. Herkes kendi rantının peşinde.
11. Bu ülkenin spor camiası neyse medyası da odur. Kimse gazetecilere, TV’cilere ilk etapta sallamasın, kendi camiasındaki kirlileri ayıklasın. Ardından vakit kaybetmeden medyadaki taraflı, at gözlüklü kirlilerden kurtulalım.