Son Boyun Bükücü
2 yıl önce Ali Sami Yen’deki Hamburg maçına gelmişti Başbakan Erdoğan ve protestolara maruz kalmıştı. Unutuldu gitti. Geçtiğimiz yaz Dünya Basketbol Şampiyonası’nda katıldığı maçlarda Başbakan, Cumhurbaşkanı ve diğer AKP milletvekilleri her salonda protestolara maruz kaldılar. Öncelikle protesto edenleri eleştirmek yerine neden bu protestolar oluyor diye düşünseler herkes için eminim en iyisi olur. Politika yazmayacağım, çok haz etmiyorum bu konudan. Ancak söylemeden de geçemeyeceğim bazı şeyler var.
Atladığımız bir nokta var. Politikacılar mitinglerde o yada bu şekilde toplanan onbinlerce destekçilerine karşı konuşma yaparlar. Oraya gelenler zaten taraftarlarıdır. Bahsi geçen isimler ilk defa bir spor müsabakasına gittiklerinde kendi taraftarlarının oluşturmadığı kalabalığın içine giriyorlar. GS-Hamburg, Dünya Basketbol Şampiyonası ve dünkü Türk Telekom Arena’nın açılışı bunlara birer örnektir. Başbakan tabiki açılışa gelebilir. Ama protesto da olabilir alkış da. Bu oraya gelen herkesin en demokratik hakkıdır.
Kimse kimseye hakaret etmemiştir. Zaten kanunlar ve kurallar susturmak üzerine işlediği için kimse konuşarak tepkisini gösterememiştir. Islık çalmak kimsenin tepki göstereceği bir protesto değildir. Aksine bugüne kadar yapılmış en temiz protestodur.
Ayrıca 42.000 Galatasaraylı’nın bulunduğu belkide yıllarca büyük başarılara tanıklık yapacak olan stadyum Mr. TOKİ’nin propaganda yapıp, Başbakan’a methiyeler düzeceği yer değildi. Temelde zaten Adnan Polat’a tepkili olan koca bir güruh her adımda gerginliğin artması ile büyük finale yaklaştı. Neydi büyük final Mr. TOKİ Erdoğan Bayraktar’ın Özhan Canaydın’dan başlayarak Galatasaray’a yaptığı hakaret dolu konuşma. Dakikalar süren, bir türlü bitmek bilmeyen bu konuşmanın her anında tepkiler arttı. Yhulamalar, ıslıklar, susturmak için tezahüratlar artarak devam etti.
O susunca staddaki herkes maça döndü, takımına döndü. Gecenin keyfini çıkarmaya başladı. Kimse Başbakan’ın ve yanındakilerin stadı terkettiğinden haberdar değildi. Herkes konuşmalar bitince olaydan kopup açılışa, şenliğe, spora dönmüştü. Eminim ki o anlarda tarihe tanıklık eden 42.000 Galatasaray taraftarı Adnan Polat’ın sancıyla kıvrandığını, ne yapacağını şaşırdığını bilmiyorlardı.
Herkes Galatasaray’ına dönmüştü. Sonra kulaktan kulağa stadyumu terkedenlerin haberleri geldi. Başbakan ve heyetinin gidişi kimse için bir şey ifade etmiyordu. Ama Adnan Polat’ın da devre arası ayrıldığı haberlerinin gelmesiyle herkes bir şoka girdi. Galatasaray Başkanı ünvanını taşıyan şikinin yıllardır her Galatasaraylı’nın rüyalarını süsleyen yeni stadın açılışında nasıl takımını, yeni yuvasını ve herşeyden önemlisi 42.000 taraftarını terkedip giderdi?
Herkes bunları konuşurken Adnan Polat panikle bir de faşizmle bağdaşan bir açıklama yaparak; Güvenlik ve polis kameralarını tek tek inceleyip protestocuları tespit edeceklerini, bir daha stada almayacaklarını anlatıyordu. İnanılacak gibi değildi. Kendi stadında, 42.000 taraftarının önünde sana oturduğun koltuğun yolunu açan, bu stad için herşeyi yapan merhum Başkan Özhan Canaydın’a hakaretler eden adama tek kelime etmeden protestocuların peşine düşeceğini anlatıyordu.
Biliyoruzki birileri zaten Korku İmparatorluğu kurmak için her yolu deniyor. Bu oyuna piyon olan Adnan Polat malesef Türk sporuna büyük ihanette bulunmuştur. Stadın neredeyse tamamı Mr. TOKİ’nin konuşmasını protesto etti. Hem protesto etmeyip de ne yapacaktı ki? Kendisine, sevdiği gönül verdiği kulübüne hakaret eden kişiyi ayakta mı alkışlayacaktı?
Adnan Polat hayal aleminde mi yaşıyor? Bu işin başından beri gerginliği her halinden anlaşılıyordu. Eğer Adnan Polat o stadı açan Galatasaray Başkanı olma konusunda ısrar etmese, zamanında başarısızlıklarını kabul edip istifa etseydi bu olaylar hiç bu noktaya kadar büyümeyebilirdi.
TOKİ Başkanı dün katıldığı bir TV programında o konuşmayı br metinden okuduğunu, dolayısıyla o metnin daha önceden yazıldığını belirtti. Bu konuşmanın bu şekilde yapılmasına engel olacak kişi elbette G.Saray Başkanı olmalıydı. 42.000 Galatasaray taraftarı, Galatasaray Başkanı’nın yapamadığı şeyi yaptı.
Dün aynı spor programına katılan Adnan Polat, Mr. TOKİ’ye tepki gösterceğine hala onu destekleyen söylemlerde bulundu. İnternette, sosyal medyada Adnan Polat karşıtlarının sesi bir çığ gibi büyüdü. Önce Galatasaray camiasının en önemli isimlerinden İnan Kıraç, Adnan Polat’ın istifa etmesi gerektiğini söyledi. Bugün kulübe yakın iki ayrı kaynaktan Şubat ayı içindeki mali kongrede bu işin kesinlikle biteceğini belirttiler.
Şimdi Adnan Polat kendi taraftarına neden sırtını döndü? Neden bir metre önünde bağıra çağıra kulübüne, ecdanına hakaretler eden adama boyun eğdi? İki sebebi olabilir diye düşünüyorum. Birincisi biliyorsunuz stadın henüz yolları tamamlanmadı. Bir çok eksiği var. Devamında biliyorsunuz Riva arazisi ile ilgili çok kritik işler var. Ve o araziden en az 200 milyon dolar gelir bekliyor Galatasaray yönetimi. Bunların olması için temelde devletin desteği önemli. Şu an siyasi otorite kim hepimiz biliyoruz. Mevcut siyasi otorite bu şekilde tepkilere maruz kalırsa ileride bu işlere HAYIR diyebilir korkusu bu konuşmaları yapmasına neden oluyor olabilir. Ki bugün gördükki Başbakan mikrofonu gördüğü her yerde Galatasaray’ı tehdit etmekten geri kalmadı.
Ki politika açısından bakarsak bu işten karlı çıkan kişi kesinlikle Başbakan’dır. En zararlı çıkan kişi de tartışmasız bir şekilde Adnan Polat’tır. Şimdi olayın sıcaklığıyla G.Saray camiasından isimler protestolar şık olmadı şeklinde yorum yapıyor. Hiç kimse Hamburg maçında bir tek kelime etmemişti. Hiç kimse basketbol maçlarındaki protestoları büyütmemişti. Ta ki burada kraldan çok kralcılar devreye girinceye kadar.
Eğer ülkemizde demokrasi varsa herkes istediğini özgürce söyler, ister alkışlar, ister ıslıklar. Kimse kimseye hakaret etmemiştir. Adnan Polat kulübü adına özür dileyebilir, normaldir, gereklidir. Arda Turan takım kaptanı olarak arayabilir, özür dileyebilir. Büyüklerden bir heyet oluşturulur, gidilir üzüntüler dile getirilir. Bunlar olması gerekenlerdir.
Ama Adnan Polat çıkıp kameralardan tespit edeceğiz, bir daha stada almayacağız demeye hakkı yoktur. Daha önce kendi stadına gelen F.Bahçe takımına binlerce su şişsi atılırken neden tepki göstermemiştir? Neden o zaman kimseyi kameralardan tespit edip stada bir daha almamak gibi bir karar çıkarmamıştır? Neden Hamburg maçındaki protestoculara da aynı muameleyi yapmamıştır da şimdi çıkıp milleti kendine güldüren davranışlar sergiliyor?
Türk spor tarihinde çok önemli bir gün olmuştur 15 Ocak. Mevcut siyasi otorite ve kendini seçim meydanında sanıp naralar atarak konuşan Mr. TOKİ protestolara maruz kalmıştır. Bakalım Başbakan Erdoğan F.Bahçe dışında başka bir maça gidecek mi bu sezon? Basket maçına gitti, protesto edildi. G.Saray maçına geldi protesto edildi. Beşiktaş maçına gideceğine ihtimal dahi vermiyorum. Hatta bir kaç sene muhtemelen hiç bir spor organizasyonuna katılmayacaktır.
En az bunlar kadar önemli olarak Adnan Polat da Galatasaray Başkanlığı’na veda etmesine neden olacak hatalarına bir yenisini ekledi. Galatasaray taraftarı dik duran, camiasını, takımını, taraftarını savunan bir Başkan istiyor, SON BOYUN BÜKÜCÜ‘yü değil!