Yılmaz Vural bu seferde Konyaspor’da
Yılmaz Vural Türk futbolunun en renkli teknik adamlarından biri. 1986 yılından beri sadece 2 sezonu maç yapmadan geçmiş. Türkiye Liglerinde başı sıkışan her takım ona başvurmuş. Neredeyse 3 büyükler dışında çalışmadığı takım yok.
Ancak Bursaspor dışında istikrarı yakalayabildiği bir takım olmamış. En uzun süre Bursaspor’da çalışmış. Farklı zamanlar da 4 sezon görev yapmış 108 maçta 43 galibiyet 40 mağlubiyet görmüş. Toplamda 20 farklı takımda görev yapmış 23 sezon boyunca.
Bir kez Süper Lig’e yükselme mücadelesi vermiş Yılmaz Hoca. Onun dışında hep Süper Lig’de olmuş. 476 maçın 168′inde sahadan gülerek ayrılmış. Yüzde 35′lik bir galibiyet yüzdesi yakalamış. 194 mağlubiyet, 114 de beraberliği var. Yılmaz Hoca’nın kariyerindeki beraberlik yüzdesi 23, mağlubiyet yüzdesi ise yüzde 40.
6 kere görev yaptığı Türkiye Kupası’nda 12 maça çıkıp 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 7 mağlubiyet almış. Bir de istatistiklerinin diğer tarafı var Yılmaz Hoca’nın. Bugüne kadar en çok Fenerbahçe’nin rakibi olmuş 31 maçla. Ve bugüne kadar en çok mağlup ettiği takım da 13 kez ile yine Fenerbahçe olmuş. Kariyeri boyunca 3 kez Beşiktaş’ı 6 kez de Galatasaray’ı mağlup etmeyi başarmış.
58 yaşında genç bir delikanlı Yılmaz Hoca. Şimdi de Konyaspor’un başında. Bugün son dakikada Tazemata mutlak golü iki kez üst üste kaçırınca çekim yapan TV kameralarını unutup ağız dolusu küfürü canlı yayında savuran Yılmaz Hoca’nın çok macerası var. 96-97 sezonunda Sarıyer’deyken kırmızı kart gören futbolcusu saha içine girip dövmüştü. Bu günden tam 5 yıl önce de Antalyaspor’un başındayken oyundan aldığı oyuncusu tepki verince ona tekme tokat girişmişti. Yine ondan bir sezon önce 2005′te Ankaragücü’ndeyken de Effa ve Ahmet Dursun’u tartaklamıştı. Bir kez de hakemle tartışırken birden yere yığılıp kalmıştı.
Bir dönem boks yaptığından şüpheleniyorum Yılmaz Hoca’nın. Çünkü hiç beklenmedik bir şekilde Kemal Sunal’ın Gurbetçi Şaban filminde kısa da olsa bir rolde yer almıştı. Almanya’daki yıllarını çok iyi bilemediğimiz için sinema kariyerinde olduğu gibi boks kariyerine de hakim değiliz hocanın ancak bu konuda yetenekli ve istekli olduğunu biliyoruz.
Daum Türkiye’deyken sürekli onu eleştirip kendine medyada yer edinen Yılmaz Hoca ilk Fener maçında yanına gidip Daum’un soğuk tavırlarına rağmen ona sarılmıştı. Yine katıldığı bir radyo programında Galatasaray maçı öncesinde Sabri’nin yaptığı başarısız ortalardan bahsederek ‘Sabri’ye özel önlem almaya gerek yok. Her zamanki gibi ortalar yapsın, bize yeter’ demişti.
Ama belki de en önemli söylemi Fenerbahçe’nin başına geçmek istemesiydi bana göre. Çalıştırdığı takımlarda genellikle başarılı bir periyot geçirmesine rağmen bir türlü istikrarı yakalayamamasına ve ‘başarılı bir teknik direktör’ sıfatı kazanamamasına rağmen 3 büyüklerden birinin başına geçmeyi istemesi ve bunun imkansız olduğunu bilmesi hocanın diğer ilginçlikleri.
Herşeye rağmen her sezon çalıştıracak bir kulüp bulması da ilginç. Hakkını vermek gerek. Gerçek bir futbol emekçisi.
Bakalım ilk defa başına geçtiği Konyaspor’da neler yapacak Yılmaz Hoca.
Kendisine burdan sağlıklı, başarılı ama şiddetten uzak günler diliyorum.
Not: mackolik.com ve wikipedia’dan yararlandım bilgileri toplarken. onlara da teşekkür etmeden geçmeyelim.


